|
|
Baharat Tarihi

Avrupalı tüccarlar bu yerlere gemiyle ulaşılabileceğini aniden
keşfettiler. Sırların çoğu baharat diyarından uzaklaştırıldı ve
Avrupa yeni sorunun farkına vardı.Önce Portekiz sonra İspanya ve
İngiltere, sonra Hollanda ve en sonunda yeni kurulmuş olan Birleşik
Devletler tarihin en ilginç yarışmacıları arasına girdiler.
Yaklaşık
dört yüz yıl boyunca büyük batı güçleri doğuya karşı yarıştılar ve
baharat üretilen yerlerin kontrolü için birbirleriyle savaştılar.
Simdi Seylan diye adlandırılan küçük deniz aşırı ülkesi Portekiz,
doğu Hindistan ve nihayet Baharat Adaları bir zaman için Avrupa’nın
en zengin uluslarına tabii oldular. Bu arada, baharatlar en önemli
hediyesini batili insanlara dağıttı.
İnsanları büyük yenidünyanın keşfine cezp ettiler.
Cenovalı haritacı ve gezgin Kristof Kolomb İspanya renklerini
baharatlara taşıyarak Atlantik’i geçen ünlü yolculuğunu yaptı ve
Amerika’yı keşfetti. Bati dünyasında bulduğu tek hoş koku tik bitki
kırmızı biberdi; fakat "onlara göre biber olan bu bitki kırmızı
biberden daha değerliydi (yenibahar yada pimenta) ve şimdiye kadar
karsılaştığım en iyi baharat kokusunu yapraklarında taşıyan ağaç" di.
Kolomb'un seyahatini Dr.Chanca kaleme almıştır.
Baharatların
Tarihleri
Günümüzde baharatların fiyatı o kadar azdır ki, hepimiz bir çimdik
karabiberin, tarçının, zencefilin ya da karanfilin lezzetli
aromasını yemeklere katmaktan çok hoşlanabiliyoruz, ancak ağaç
kabuklarının, yaprakların ve tohumların bu güzel kokulu parçalarının
eskiden çok pahalı ve taşınması zor olduğuna inanmak çok zor
görünüyor. Ayrıca insanların, eğer gerekli ise, bir parça Hindistan
cevizi ağacı ya da kırmızıbiber için hayatlarını riske atarak
dünyanın öbür ucuna gitmek istemeleri inanılmaz görünüyor.
Baharat
trafiği kayıtlı tarihten daha öncesine dayanır. Arkeologlar MÖ 5000
yıllarında ilkel insanların gıdaların tadını daha iyi yapan bazı hoş
koku tik bitkileri keşfettiklerini tahmin ediyorlar.Ne olmuş
olabileceğini yeniden oluşturmak için insanların eti közde
pişirdiklerini hayal edebiliriz. İnsan bazı yaprakları gördü ve bu
insana eğer eti yaprakla sararsa, onu kumdan ve külden arınmış
şekilde saklayabileceğini düşündürdü. Eti yapraklarla sardı ve sıcak
bir çukura gömdü. Daha sonra, sürpriz ve sevindirici olarak,
insanlar yaprakların yiyeceklerine yeni bir tat verdiğini buldu. O
zamanlarda insanlar tatlandırma sanatını keşfetti.
Eski
Baharatlar
Tas tabletleri keşfedilen en eski yazılı kayıt olan Asurların en
popüler mitolojilerine inanabilseydik, en azından bir baharat dünya
yaratılmadan önce biliniyor olurdu. Milattan binlerce yıl önce
yasayan bu insanlar Tanrıların dünyayı yaratmadan önce susam tohumu
şarabı içtiklerini iddia ediyorlardı. Piramitlerin duvarlarındaki
hiyerogliften kutsal kitaba kadar, eskilerin yaşamında önemli
baharat bölümlerinin yer aldığını buluruz.
Bugün bildiğimiz bazı
baharatlar, otlar ve tohumlar bati dünyasının eski insanları
tarafından yetiştirildi. Aroma sözcüğü Yunanlıların baharat için
kullandığı eski bir sözcüktür Antik çağ boyunca, doğunun zengin
tüccarları ticari rota üzerinde baharat taşıyan 4000 develi
kervanlarla Goa, Calicut ve Doğu’dan Nineveh, Babylon, Carthage,
Aleksandra ve Roma'ya gittiler.
Isa, büyük abileri tarfından bir
baharat tüccarına satıldı "ve sonra Gilead'dan gelen develerinin
baharat, şifalı yağlar ve esanslar taşıdığı bir Ishmaelites
şirketine satıldı, onu Mısır’a kadar götürdüler." Gilead'dan Mısır’a
giden yol yüzlerce, hatta binlerce yıl boyunca Hindistan'dan biber
ve karanfil, Baharat Adalarından tarçın ve küçük Hindistan cevizi
ağacı ve Çin'den zencefil getirmek için kullanılan "Semerkant'a
altın yol" un bir parçasıydı.
Yüzyıllar boyunca eski gemiler
Hindistan sahilleri boyunca, korsanlarla istila edilmiş Iran
Körfezini geçerek Güney Arabistan boyunca ve Kızıl Deniz'den Mısır’a
doğru demir atarlardı. Bunlar doğudan batıya baharat getirmenin eski
zamanlardaki tipik yollarıydı. Sezar dönemi kadar eski günlerde,
Muson rüzgârlarından -yazın doğudan, kisin batıdan esen Hint
okyanusu rüzgarı- önce hareket eden gemilerin baharatlarını rekor
zamanda marketlerine getirebildikleri keşfedilmişti. Gemilerin
parçalanması ve fırtınalar büyük kayıplara neden oluyordu ve sürekli
hırsızlık vardı, ancak Roma ve Yunan dönemleri boyunca beklenildiği
gibi baharata olan talep nedeniyle elde edilen kazançtan dolayı risk
göze alınabiliyordu. Oldukça pahalı olduğundan dolayı bunu yalnızca
zenginler karşılayabilirdi.
Fakat baharatlar akla uygun her yerde
kullanıldı. çoğu Roma ziyafetlerinde sunulan leziz yiyecekleri
süsleyen aromalardı. İlaçlar Hipokrat'in , Theophrostes'in,
Dioscorides ve Pliny'nin yazdıklarına uygun olarak büyük miktarlarda
baharat ve ot gerektiriyordu. Defneyaprağıyla olimpiyat
kahramanlarının taçları örülüyordu; banyodan sonra baharat kokulu
yağlar kullanılıyordu; baharatla tatlandırılmış şaraplar popülerdi;
baharattan yapılmış tütsüler tapınaklarda hatta yollar boyunca
yakılıyordu.
Arap Baharatları
Yüzyıllar boyunca, milattan önce 950 (ya da daha öncesinden) beri,
Araplar bu tehlikeli fakat kazançlı ticaretin başındaydılar. Eski
İncil’de Ezekiel 27/22' de derki:" Sheba ve Raomah'in tüccarları
sizinle ticaret yaptı; sizin mallarınızı en iyi baharat türleriyle,
değerli taslar ve altınla değiştirdiler".
Araplar Avrupa’yı doğu baharatlarının kaynağı olarak tamamen
karanlıkta bıraktılar.
Gerçekte, onlar baharatı Hindistan limanlarından, Hintli, Çin ve
Jawali tüccarlardan alıyorlardı. Fakat Avrupalı rakipleri tarafından
sorulduğunda, baharatları mistik uzak ülkelerden alırken
karsılaştıkları tehlikelerin korkulu öykülerini anlatıyorlardı.
İslamiyet Arapların baharat ticaretindeki aktivitelerine büyük güç
verdi. Hz. Muhammed, 570 yıllarında doğdu, baharat ticareti yapan
bir kadınla evlendi ve onun İslamcı misyonerleri Asya'ya gidip
geldikçe inançlarını baharatla birlikte yaydılar.
Eski çağlarda baharatın şaşırtıcı itibarını anlamak için, gıdaların
ne iyi ne de lezzetli olmadıklarını hatırlamalıyız.
Saklanabilen inek yemi yoktu, bu nedenle hayvanlar sonbaharda
öldürülür ve tuzlanırdı. Patates, mısır, çay, kahve ve çikolata
yoktu. Asitli yiyecekleri hazırlamak için limon yoktu ve onları
tatlandırmak için seker bulunmuyordu.
Fakat bir tutam biber, tarçın ya da zencefil en sıradan yemeklerle
bile karıştırıldığında, onları lezzetli yapabiliyordu.
Medeniyetin ötesinde de, baharata olan talep Avrupa'da dalga gibi
yayılıyordu. Roma kuşatıldığında fidye olarak, Aloric the Visigoth
3000 pound (1350 kg) biber istedi ve daha sonra ekstra olarak yılda
300 pound (135 kg) istedi. Kuzeyden gelen barbarlar baharatın eti
taze tuttuğunu çabuk fark ettiler ve böylece kaynak problemlerini
azalttılar
Orta
Çağda Baharat
Baharat kara yoluyla ya da deniz yoluyla gelirse her durumda da
Kahire, mısır yoluyla gelmek zorundaydı. Tüccar Piloti, Kahire'nin
sahibi olanın kendini lord diye çağırabileceğini ve bütün
Hristiyanların başı sayılabileceğini ve baharat yetişen tüm ada ve
yerlerin sahibi sayılabileceğini söyledi.
Çünkü herhangi bir yönden gelen baharatların sadece Sultanin
ülkesinde olması ve satılması gerekliydi. Baharatlar Kahire'den
İskenderiye’ye gönderildi, orada satıldı ve Venedikliler ve
Cenovalilar tarafından alındı.
Alplerin ihtiyacını karşılayabileceği hesaplanan baharat ticareti,
yalnızca hacimce büyük değildi, değeride çok fazlaydı. Değeri yılda
en azından bir milyon dükaydı. Tek bir büyük Venedik gemisi
İskenderiye’den 200000 düka değerinde baharat taşıyordu.
Avrupa'da ortaçağda, 1 pound (0.450 kg)zencefil bir koyun değerinde,
1 pound Hindistan cevizi 3 koyun ya da yarim inek alabiliyordu;
karanfilin Değeri yaklaşık 1 pound başına 20 dolardı. Biber her
zaman en yüksek fiyattaydı. Londra limanındaki görevliler, Elizabeth
döneminde bile, baharat çalmadıklarını göstermek amacıyla ceplerini
boşaltmak zorundaydılar.
11. yüzyılda, birçok kasaba muhasebelerini bibere dayandırıyordu;
vergiler ve kiralar bu baharatla değerlendiriliyor ve ödeniyordu ve
bir çuval biber bir insan yaşamına değerdi. 1271 yılında, genç bir
Venedikli babası ve amcasıyla kendilerini Çin'e kadar götürecek 24
yıllık Asyanın tamamını kapsayan seyahatine çıktı.
Adi Marco Polo'ydu ve gezginin hikayesi adli kitabi Venedik'in
düşmesine, Arap krallığının yıkılmasına, Yeni dünyanın keşfine ve
doğuyla ticaretin başlamasına neden oldu. Polo'nun seyahatleri
onları yalnızca Kubbai Khan "Zipangu" 'nun zengin sarayına ve
Tatarların ülkesine götürmüyordu.
Ayrıca Marco Polo baharatların
yetiştiği, gördüğü sıcak ülkeleri söyleyebiliyordu. O Java’yı yazdı.
" bundan sonra dünyanın her bir yanına dağıtılan baharatların büyük
bir kısmı elde edildi". Hindistan'a açılan kapıyı söyledi. " Ormus
limanı Hindistan’ın her yerinden gelen, baharat ve ilaç getiren
tüccarlarla doludur... Bunları farklı tüccar gruplarına dağıtırlar
ve böylece dünya çapında dağılırlar". Polo , Dely Kralını "büyük
miktarlarda biber ,zencefil ve diğer birçok baharat maddesi üreten"
yer olarak tanımladı
Alıntı; Bağdat baharat
Birtat Baharatları
% 100 saf, halis karışığı olmayan baharatlardır.
Sipariş ve Kargo Bilgileri
Telefonları; 532, 542 ile başlayanlar
“eski esnaf” diye adlandırılabilir. 532 veya 542 ile
başlayan telefon sahiplerinin kayıtları eski olduğu için
“kaptı-kaçtı” olmaları uzak ihtimaldir.
tr uzantılı adresler (www.birtat.com.tr
gibi) ODTÜ tarafından sadece firmalara veya kimlik numarası
ile sadece o isime verilir. normal
com, org vb.
yani tr uzantılı adresleri ali'de alır
veli'de.
Satın alacağınız ürünleri, tr uzantılı adres sahiplerinden
almaya özen gösteriniz.
Tavsiye Edilen Gibi Kullanmayacağınız
Ürünü Bizden Satın Almayınız.
Satın Alacağınız Üründe Kalite Aramıyorsanız; Bizim
Müşterimiz Olmayınız.
ucuzlaşan ürünlerin
satışını bırakıp, daha kaliteli ürün imal edenlerle çalışma
prensibimizden dolayı;
eski fabrika sahiplerinin ürünlerini bulundurmamız için bize
ısrarcı olmasınlar.
Bizim Ürünlerden Daha Kaliteli Ürün Ürettiğini İddia
Edenler;
Siz Bizi Aramayın.
Biz Sizi Bulmaya Mecburuz
Zati.
Bulacağız da.
 |
0 542 252 70 62 Yetkili
0 532 402 77 44 Yetkili
0 555 746 11 35 Bayan
Yetkili
0 464 214 55 33 İş
0 464 217 18 81 İş
0 532 790 41 90
(Şikayetleriniz)
0 532 402 77 66 (Yurt Dışı Kargo Yetkilisi)
0 535 433 27 62 (Yurt İçi Kargo Yetkilisi) |
 |
Müşterilerimizin telefon vb
bilgilerini kayıt altına almadığımız için; ikinci
alışverişinizde sizleri "şıp" diye tanımayabiliriz. Şimdiden
Özür Dileriz.
Ürünlerimizden Satın Almak İsterseniz PTT Kargo İle Ürün
Tesliminde Üret Ödemeli Olarak Ertesi Sabah Gönderiyoruz.
Şehir İçi – Şehirlerarası Mümkündür. Kargo Tesliminde Ücret
Ödeyeceksiniz.
İnternette alışverişte dikkat etmeniz
gereken en önemli konu; alış veriş yaptığınız kişinin
“işyeri sahibi” olması. İşyeri sahibi olanlar sahte ürün
satmaktan korkarlar. İşyerinin lekelenmesini istemezler.

Hakkımızda için Lütfen Bakınız >>>>>>

Kargo Ücreti 5 tl dir. 50 Tl den Sonraki Siparişlerinizde
Kargo Ücreti Bizden.
Yurtdışına İse, Yapacağınız Havalenizden Sonra
Gönderebiliyoruz.
Yurtdışına Kargo Ücreti 15-20 TL Arasındadır.
Cep
telefonlarımıza mesaj veya çağrı atarak da sizi aramamızı
isteyebilirsiniz.
Kargo Yaparken; Gözükmeyecek Şekilde Ürünü Paketlemeye Özen
Gösteriyoruz.
Ürünlerimizin, yetkili
kurumlar tarafından, gerekli denetimleri yapılmıştır.
Ayrıca ürünlerimizin çoğu FDA Sağlık Örgütü tarafından da
denetlenmekte ve İşyerimizin Tarım Ve Köy İşleri Rize İl
Müdürlüğü ES - 53 – 0020 Numarası İle Satış Yeri Kayıt
Belgemiz Vardır.
Ürün Garantisi vb Konuları, Ürünün Üretici Firmalarıyla
Görüşebilirsiniz..
BİRTAT – 1959’DAN BERİ.
Yarım asırdan fazla, güvenle hizmetinizde
Önemlidir.
Bu sitede bulunan her ürün besin (gıda) takviyesidir.
Dr'nuza Başvurun. Tedavi amaçlı veya ilaç yerine
kullanılamaz.
|